Pazar, Mart 18, 2007

Üçüncü Sistem


Klasik bir cümle vardır “sezonun en iyi futbolu” diye. Bu söz Fenerbahçe için bugün gerçek oldu. Özellikle iki haftadır kıpırdanan Alex ile suskun golcü Kezman’ın dönüşü sarı lacivertlilerin zor deplasmandan, Bursa taraftarının alkışlarıyla, zaferle dönmesini sağladı. Bu galibiyette Fenerbahçeli futbolcuların maçın başından sonuna kadar konsantre ve istekli olmalarının büyük etkisi vardı.
Bu sene çok eleştirilen Ziko’nun en iyi özelliği, her zaman söylediğim gibi, fikirlerinde ısrarcı olmayıp takım için uygun olanı yapmasıdır. Geçen devrenin son haftalarında uyguladığı ancak ikinci yarının başlamasıyla bir türlü eski başarısını yakalayamayan sistem, son iki haftadır Brezilyalı teknik adam tarafından revize edildi ve artık daha savunma ağırlıklı bir on birle mücadele eden Fenerbahçe iki haftadır gol yemeden ve toplam yedi gol atarak maçlarını kazandı. Bu yeni sistemde savunmada beraber oynamaya artık alışan Edu ve Lugano’nun önünde Aurello ve Deniz ile yine bu bölgenin adamı olmasına karşın sağ kanatta Appiah bulunuyor ve hücum organizasyonları Tuncay, Alex ve ileride tek başına oynayan Kezman’dan bekleniyor. Konyaspor ve Bursaspor maçları bir bütün olarak düşünüldüğünde Ziko’nun düşüncesinin “golü nasıl olsa atarız ama önemli olan yememek” olduğunu tahmin edebiliriz. Zira iki maçta da Fenerbahçe ilk golü bulana kadar maçta etkisiz göründü ve rakibini maça ortak etti. Ancak ilk golü bulana kadar geçen bu süre sarı lacivertlilerin ilk golü bulmasıyla bir anda değişiyor. Çünkü zaten kadro yapısı itibariye savunma anlamında sorun yaşamayan takım, golü yedikten sonra savunmayı ikinci plana atan rakibi karşısında farkı artırmakta sorun yaşamıyor.
Fenerbahçe’nin, Appiah’ın sakatlık durumunu bilmemekle birlikte, bundan sonraki maçlarda bu düzenle mücadele edeceğini düşünüyorum. Bu sistem sayesinde yenilen gol sayısında bariz bir azalma gözlenirken bugünkü gibi işi ciddiye aldıklarında maç kaybetmeleri zor görünüyor. Sistemin anahtarı ise ilk golün bulunmasıdır.

Hiç yorum yok: