Pazartesi, Ağustos 06, 2007

İlk Kupa Kanarya'nın

Geçtiğimiz sezonun uyuşukluğu ve bezdirici temposundan sonra dünkü karşılaşma biz futbolseverlere ilaç gibi geldi. Sahada mücadele eden iki takım da canla başla birbirlerine üstünlük kurmaya çalışıp karşılıklı olarak fileleri havlandırıyorken onları izleyen biz milyonlar da futbol adına özlediğimiz duyguları yaşamanın, heyecanı hissetmenin kısaca güzel futbol görmenin mutluluğu içindeydik.

Beşiktaş’ın hazırlık maçı havasından kurtulamamış Sheriff maçı dâhil olmak üzere, iki takımın da bu sezon yaptıkları en ciddi karşılaşma oldu dünkü Süper Kupa mücadelesi. İki takımda da büyük ölçüde değişmiş kadroların nasıl bir yapıda olacağı merakla beklenirken gerek Beşiktaş’ta gerekse Fenerbahçe’de orta alan markajcılarının fazla etkili olmayışı topun bazen aynı dakikada iki kalede de görülecek kadar hızlı oynanmasına neden oldu. İlk yarının başı Fenerbahçe’nin, ikinci yarının çoğu da Beşiktaş’ın üstünlüğü ile, geride kalan süreler de dengede devam eden karşılaşmayı rakibine oranla biraz daha oturmuş oyun yapısı olan sarı lacivertliler bu özellikleri sayesinde kazandı.

Fenerbahçe cephesinde maçın adamı, geçen senenin aksine oyunda çok faydalı işler yapan Daivid oldu. Avusturya kampında kendinden çok söz ettiren Brezilyalı dün de gerek golü, gerek şutları gerekse isabetli paslarıyla adeta yeni bir transfer imajı çizdi. Daivid’in dışında Can, Deniz ve arkasındaki R.Carlos’un güveniyle oynayan Uğur öne çıkan isimlerdi. Sarı lacivertlilerin üstün teknikleri ve nispeten oturmuş oyun sistemlerine karşın en büyük zaaflarının yan toplar oluşu yine gözlerden kaçmadı. Yenen gol dışında kanatlardan yapılan ortalarda birçok açık veren savunmaya tedbir alınması özellikle Avrupa maçları için her şeyden önemli görünüyor.

Beşiktaş’ta ise kadro mücadeleci isimlerden oluştuğu için teknik kapasite birkaç kişinin güdümündeyken hırs ve mücadele daha ön plana çıkıyor. Yeni transferlerden Cisse tam anlamıyla kusursuz görünürken genç futbolcu İbrahim Kaş, Tigana’nın siyah beyazlılara tek faydası olan Serdar Kurtuluş, sakatlanana kadarki performansıyla Mehmet Yozgatlı ve tabi ki Bobo sahanın en başarılı isimleri arsındaydı. Dün Delgado geçen seneden farksız bir görüntü çizerken yeni alınan Tello da oyunda ikinci bir Delgado havası yaydı etrafa. Hemen söyleyelim ki Beşiktaş’ın şu an ihtiyacı olan son şey yeni bir Delgado’dur. Beşiktaş’ın bu sene en çok başının ağrıtacak konu yine gol yollarındaki etkisizlik olacak gibi görünüyor. Zira savunma ve orta alan büyük ölçüde görevini yerine getirirken bu oyuncuların aynı oranda hücuma destek verememesi takımın gol silahını çok zayıflatıyor.

Sonuçta iki takım da dünkü oyunlarıyla göz doldurup önümüzdeki maçlar için umut verirken eksikleri de gözden kaçmadı. Beşiktaş’ın bu hafta içi oynayacağı Sheriff maçını kazanarak tur atlayacağından en ufak bir şüphem yok ama bu maçta da en az dünkü kadar mücadele etmesi gerekir. Fenerbahçe ise hemen hemen kendisiyle denk rakibini elemek için yan toplarda çok dikkatli olmalı ve isteğini maç içinde zaman zaman değil 90 dakika boyunca rakibine hissettirmelidir.

Hiç yorum yok: