Perşembe, Eylül 20, 2007

Büyük Maçların Büyük Takımı


Yıldız oyuncuların çokluğundan mı yoksa konsantransyon eksikliğinden mi bilinmez ama Fenerbahçe’nin son iki yıldır bir özelliği var ki küçük maçlarda ortaya koyduğu oyunun kat be kat üstüne çıkarak rakibe sahayı dar ediyor büyük ve önemli maçlarda. Geçen seneye bakıldığında en başarılı zaman dilimi Celta Vigo maçı ile başlayan ve derbi maçlarını da kapsamak suretiyle talihsiz AZ maçlarıyla sona eren dönem olarak dikkat çekti. Bu sene de Turkcell Superlig’de son on beş yılın en kötü performansı sergilenirken Avrupa’da yola bırakın yenilgiyi beraberliksiz devam ediliyor. Bunun nedeni Ziko’ya göre Avrupa maçlarında rakibin açık oynaması olsa da sarı lacivertlilerin büyük maçlarda sahaya bambaşka bir ruh hali ve motivastonla çıktıkları su götürmez bir gerçek.
Bazı maçlar vardır oynamadan kazanırsınız bazı maçları ne kadar üstün oynasanız da kaybedersiniz ama bugün Fenerbahçe’nin son iki sezonun İtalya şampiyonu karşısında aldığı galibiyetin özeti, tüm istatistiklere bakıldığında, rakibine sahayı dar ederek üç puana ulaşmasıydı. Her ne kadar eksik olduğu söylense de Figo ve Crespo’yu yedek klübesinde bırakan bir kadroya mücadele eden Inter karşısında maçın hiç bir anında konsantrasyonunu yitirmeyen, savunmada ilk hücumda ise ikinci toplara devamlı müdahale eden ve hiç alışık olunmadık bir şekilde ileride rakibine baskı yapan Fenerbahçe, ne İbrahimoviç’e ne de Suazo’ya pozisyon verirken Alex, Carlos ve geriden gelen Edu ile net pozisyonları bulan taraf oldu.
Kezman’ın vasatı aşamayan futbolu dışında başta Deivid, Wederson, Deniz ve Şampiyonlar Ligi’nin gediklisi R.Carlos olmak üzere tüm futbolcuların üstün performans gösterdiği maçta Deivid öyle bir gol attı ki hem hazırlanış hem de son vuruş itibariyle kusursuz olan bu gol uzun süre jeneriklerden eksik olmayacak, dillerden düşmeyecektir..
Son olarak maçın yıldızı için bir şey söylemek gerekirse; Alex için bugüne kadar binlerce yazı yazıldı çizildi ama tek bir cümle söylüyorum: bugünden itibaren Alex oynadığı tüm maçlarda sahada tel tel dökülse de Fenerbahçe’ye gelen en büyük yabancı sıfatından bir şey kaybetmez.

Hiç yorum yok: