Fenerbahçe için söylenecek fazla bir şey yok. Artık bu her takıma karşı aynı şekilde sahaya yansıtılan sistemin ülkemizde çok ama çok gereksiz olduğunu her hafta tekrar etmenin kimseye bir faydası yok. Aşırı savunmaya dönük ama bunu yaparken de konsantrasyon eksikliği nedeniyle rakiplerin gollerini engelleyemeyen savunma, rakibin baskısı sonucu çok çabuk çözülen orta alan ve ilerine çoğalamayan hücum oyuncuları marifetiyle Fenerbahçe’nin bu sistemle devam ettiği sürece her maçı kısır ve tehlike dolu geçmeye devam edecektir.
Bu sorun Kezman-Semih tercihinden/tartışmasından çok öte Volkan’dan Alex’e takımın tamamını etkileyecek ve acilen çözüm bulunması gereken bir baş ağrısı haline geldi sarı lacivertliler için. Zira geçen hafta Kezman’ın elini havaya kaldırarak arkadaşlarını ileriye çağırma hareketini bu hafta Semih tekrarladı; yarın Adriano takıma katılsa bu şablonda yapacağı aynı hareket olacaktır.
Her zaman söylüyorum bilim ligimiz için en iyi sistem, özellikle büyük takımlar için, hücuma dönük, kalabalık bir forvet hattıyla saldıran ve çok gol pozisyonuna girilen oyun anlayışıdır. Ne gariptir ki bu anlayış Ziko’nun Fenerbahçe’ye ilk haftalarda yerleştirmeye çalıştığı ama Dinamo Kiev yenilgilerinden sonra vazgeçtiği sistemdi. Bu şekilde ligde ilk 6 haftada 5 galibiyet alan Fenerbahçe D.Kiev gibi kendinden güçlü olmayan bir ekibe elenmekten kurtulamamıştı. Bugün ise Avrupa’da belki de tarihinin en parlak dönemini yaşayan Fenerbahçe ligde tamamen kayıpları oynuyor. Bu yaman çelişkinin çözümü için akla gelen ilk ve en parlak çözüm takımın iki türlü de oynamaya alıştırılması. Eldeki kadro ile Fenerbahçe’nin bunu yapması hiç de zor değil ama önemli olan Brezilyalı teknik adamın bu görüşü kabul etmesi. Aksi takdirde bu sezon için sarı lacivertli taraftarların hiçbir beklentisi olmasın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder