Perşembe, Ekim 18, 2007

Hiç Şşırmadım


Milliler bugün de sahadan boynu bükük ayrılarak Avrupa Şampiyonası’na katılma şansını yüzde 10’un altına indirdi. Bugünkü yenilgi bazıları için büyük bir hayal kırıklığı olabilir ama iki takımın da son maçlardaki performansı göz önüne alındığında aslında bugün ortaya çıkan sonucun kimseyi şaşırtmaması gerekir. Bir tarafta rakiplerini bir bir dize getiren Yunanistan, diğer tarafta ise Yunanistan’ı deplasmanda yenmesine karşın rakibinin tam dört puan gerisine düşmeyi başaracak kadar istikrarsız bir grafik çizen milli takımımız.
İşte şampiyona elemeleri bu yüzden var; isteyeni istemeyenden, hak edeni hak etmeyenden; kısaca iyiyi kötüden ayırmak için. Bugün Gökhan çok kötüydü, Tuncay çok kötüydü, Emre çok kötüydü, Hamit çok kötüydü, kısacası Volkan dışında herkes bugün çok kötüydü. İşte bu yüzden “kazanmak zorunda olduğumuz maç”ta rakibimize bir sürü gol pozisyonu verirken ilk ve tek pozisyonumuzu 86. dakikada yakalayabildik.
Sonuçta tıpkı Moldova beraberliğinden sonraki umutsuzlukta Yunanistan maçını kazanmanın umudu varken, şimdi de Norveç’i deplasmanda yenme olasılığının heyecanı var içimizde. Ancak bugünkü yenilgi gerçeklerin acı olduğunu ve evdeki hesabın çarşıya uyması için çok dikkatli yapılması gerektiğini çok acı bir şekilde gösterdi bize. Artık bugünden sonra kalan süreyi iyi değerlendirmeliyiz, 17 Kasım’daki maçta elimizden geleni yapmalıyız gibi sözlerin hiçbir anlamı yok, zira Avusturya’ya gidebilmemiz artık ya gerçekten tarih yazmamıza ya da futbolun içindeki şans miktarına bağlı.

Hiç yorum yok: