Pazar, Mart 02, 2008

Yan Etkiler

Hafta içinde Fenerbahçe’nin sadece kupadan elenmediğini, maçın gerginliğinden ve cezalarından dolayı bu haftaki Ankaragücü maçının da tehlikeye girdiğini düşünmüştük. Nitekim Ankara’daki 90 dakika sonunda galibiyeti kaçıran takım şampiyonluğa oynayan değil ev sahibi sarı lacivertlilerdi.
Fenerbahçe, çeşitli nedenlerden dolayı birçok futbolcudan yoksun gittiği Ankara’da, zaten kendi sahasında iyi mücadele eden renktaşı karşısında çok etkisiz oldu ve burada puan kaybı bir ölçüye kadar kabul edilebilirdi ancak tek bir net gol pozisyonuna girilememesi noktasında özellikle Ziko’nun uzun uzun düşünmesi gerekir.
Fenerbahçe’de kafaların Salı günü oynanacak tarihi maçta olması elbette bir mazeret ve her ne kadar profesyonel futbolcuların her maçı kendi içinde düşünmesi gerekse de, salı günü oynanacak maçın belki de tarihin en önemli maçı olması bu mazereti kuvvetlendirse de en azından oynayan yedek ağırlıklı kadronun bu maçta görevlerini çok daha dikkatle yerine getirmesi gerekirdi.
Ziko’nun puan kayıplarından sonra eleştirilme noktası artık çok bariz: devamlı aynı sistemle oynamak. Bu durumun en kötü yanlarından biri rakip teknik direktörün yapacaklarınızı harfi harfine tahmin ediyor olması. Elbette müthiş formda ve istekli, Alex, Kezman, Deivid ve diğerleri olursa rakip nasıl oynayacağınızı bilse de size karşı koyamaz ancak bu futbolcuların vasatı aşamadığı maçlarda takım olarak Fenerbahçe’nin çok zorlandığına bu sezon ziyadesiyle şahit olduk.
Bu puan kaybı, net pozisyonların Ankaragücü tarafından yakalanması ve Fenerbahçe’nin en iyisinin kaleci Serdar olması dikkate alındığında bir ölçüde kabul edilebilir ama salı günü oynanacak maçta Fenerbahçe’nin tepeden tırnağa bambaşka bir görünüme ve morale sahip olması ve o maçın önemine paralel bir oyun sergilemesi ülkemiz için büyük önem taşıyor.

Hiç yorum yok: