
Fenerbahçe için bugünkü üç puanın değeri tartışılmaz. Olası bir puan kaybı sonucu matematiksel olmaktan çok psikolojik olarak büyük yara alacak sarı lacivertliler, Gençlerbirliği’ni zor da olsa yenmeyi başararak önemli bir dönemeçten kayıpsız çıkmayı başardı.
Sezonun ikinci yarısının başladığı şu haftalar Fenerbahçe için ilk yarının sanki kopyası. Sadece sistem olarak değil takımdaki dağınıklık da bize sezon başını anımsatıyor. Bunda hiç şüphesiz kırk beş günlük devre arası tatilinin de payı var ancak ilk yarının başındaki puan kayıpları ikinci yarıda da yaşanırsa bunların telafisi çok daha zor olur.
Gençlerbirliği maça yine üst düzey motivasyonla başlayıp orta alanda topa daha çok sahip olma düşüncesindeydi ancak ortaya koyduğu mücadeleyi destekleyecek akınları gerçekleştiremeyince pozisyon üretmekte çok zorlandı. Bunda Edu ve Deniz’in başarılı oyunlarının yanı sıra Aurello’nun Appiah’ın yanındaki yerini almasının da büyük önemi vardı. Çünkü her ne kadar durgun Alex ve Kezman ile gol bulmakta zorlansa da Fenerbahçe rakibine gol şansı vermeyerek attığı iki golün karşılığını üç puanla almayı başardı.
Maçın son yarım saatine girerken Kezman’ın sorumsuzca gördüğü kırmızı kart az kalsın takımı adına bir çuval inciri berbat edecekti. Zira ne olursa olsun yabancı bir sahada oynadığı ve tek farkla önde götürdüğü maçta bir kişi eksik kalması sarı lacivertlilerin moralini bozduğu gibi kırmızı siyahlı ekibi de bir anda maça bağladı. Burada Kezman ile ilgili bir şeyler söylemek gerekirse, 7-8 milyon Avro verip alınan ve kendisine de senede 1,5-2 milyon dolar ödenen Sırp futbolcunun Fenerbahçe’ye henüz 1.000 dolarlık katkısı olmadı. Kah sakatlık kah formsuzluk kah da aldığı cezalar Fenerbahçe’nin Kezman’dan beklediklerini almasına engel oldu. Halbuki bu değerde ve kalitede bir oyuncunun takımına oynadığı her maçta katkıda bulunması ve onu sırtlaması gerekir. Bugünkü karttan sonra yönetimin kendine para cezası vereceğini düşündüğüm Kezman’ın bundan sonra çok daha dikkatli ve formda olması gerekir.
Fenerbahçe’de bugün geçen maça göre en büyük gelişme eksiklere karşın özellikle savunmanın başarısı –Volkan hariç çünkü yediği golde hamle yapmayarak hatalıydı- ve takımın genel olarak iyi mücadele etmesinin yanında gollerdeki güzel organizasyondu. Başta da dediğim gibi adeta yine bir alışma devresinde olan Fenerbahçe Kadıköy’deki ilk maçına kadar puan kayıplarını ne kadar az tutarsa sonrasında işi o kadar kolay olur.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder