Salı, Şubat 13, 2007

Volkan'ın Havlusu


Fenerbahçe'nin sezon başına döndüğünü haftalardır söylüyorum. Buna bir de eksikler eklenince ortaya konan futbolun her maçta risk taşıdığı ve puan kayıplarına açık olduğunu görmemek imkansızdı. Dün akşam Fenerbahçe belki K.Erciyesspor maçındaki kadar kötü oynamadı ama arka arkaya yediği iki golden sonra maçı çeviremeyerek sahadan puansız ayrıldı.Henüz dördüncü dakikada Deniz'in hediye ettiği penaltı ve arkasından Can'ın pozisyon hatasıyla yenen goller Rİzespor'a beklediklerinden dahafaza motivasyon sağlarken, kendine güveni bu sıralar yerlerde olan sarı lacivertiler için de büyük hayal kırıklığı oldu. Devamlı övdüğüm ve Fenerbahçe'debaşarılı olduğuna inandığım Ziko'nun 2-0 gerideyken dahi Semih'i alıp Deivid'i sağ kanada çekerek tek forvete devam etmesi sonderece yanlış bir karardı. Zaten bu şekilde oynayan Fenerbahçe'nin son dört maçına bakarsak oynadığı maçlarda sırasıyla 1,2,2 ve 1 gol attığını ve her maçta rakiplerinden gol yediğini görüyoruz. Eğer kabaca 4-5-1 gibi tek forvetle oynuyorsanız öyle bir savunmanız olmalı kiattığınız tek golle dahi maçı kazanasınız. Yok eğer savunmanız her maçta açıklar veriyorsa ki ugano ve Önder'den yoksun savunmanın durumu ortada, o zaman hücum hattını da o deni güçlendirip yediğinizden fazlasını atmalısınız. DÜnkü yenilgide kaleci Volkan'dan cezalı Kezman'a kadar tüm futbolcuların suçu var. Yedi puan önde olmak kendilerine stresen uzak olup rahat maç kazandıracakkenbu durum kendilerini işi sıkı tutmamaya sevk etmiş.Elbette bu futbol için asla kabul edilemez bir tablo ve acilen onarıması gereken bir hasar. Teknik direktörün psikiatrist yönü işte tam bu noktada ortaya çıkıyor. Şimdi yılların tecrübesi Daum bile bunu yapamadıysa Ziko nasılyapacak diyebilirsiniz ancak bence geçen sene çok olağandışı bir seneydi ve Fenerbahçe ne kadar uğraşsa da Galatasaray şampiyon olacaktı. Ancak bu sene Fenerbahçe'nin geçen sezonki hatalarını tekrarlaması için bundan sonra çok daha dikkatli ve heyecanlı olması gerekir.Tam bu noktada çarşamba günkü maçın önemi ikiye değil beşe katlanıyor. Zİra olumsuz senaryoya göre bu maçtan alınacak kötü bir sonuç lige de sirayet edecek vezaten bir güvensizlik yaşayan futbolcuarın inancını olumsuz etkilemesi suretiyle ligde ve kupada da kötü sonuçlar almasına neden olacak; olumlu senaryoya göre alınacak güzel bir gaibiyet de tıpkı ilk yarıdaki Newcastle maçı gibi istikrarsız giden takımın kendine gelmesi ve tekar kedine güvenli ve iyi oynaması için bir dönüm noktası olacak. Son olarak Volkan'a bir iki söz söylemek lazım. Rüştü'nün sakatlanmasından sonra kalede tek başına iktidara geçen Volkan gerçektenreflekseri belki de Dünya'da çok nadir kalecilerde bulunacak derecede iyi. Ancak sadece bu özellik ne onun iyi bir kaleci olmasınayeter ne de Fenerbahçe'de oynamasına. K.Ersiyes maçında yediği fiyasko gol, ardından Gençlerbiliği'nin golünde uzanır mıydı uzanamaz mıydı tartışmalarıve son olarak dünkü penaltıdaki erken çıkışı... Penaltı dikkate incelenirse tecrübeli futbolcu Zafer'in koşarak topa yaklaştıktn sonra hız kestiğiancak Volkan'ın Zafer topa vuracakmış gibi sola atadığı ve Zafer'in de topu, daha topa vurmadan Volkan'ın boşalttığı sağ köşeye bıraktığı görülür. Çok enteresan bir durum da Fenerbahçe'nin yediği ikinci golde ortaya çıktı. Can'ın kaçırdığı adam Ferdi Volkan'la karşı karşıya kalınca topu çok düzgün bir vuruşla kaleye gönderdi. Volkan'ın yine hamlesiz bir durumda seyrettiği bu topkalede hangi noktaya gitti; Volkan'ın havlusuna. Beyaz ağlarda koyu lacivert havlunun dikkat çekiciiği bu sefer pahalıya patladı Volkan ve takımı için. O hedaf tahtası olan havlunun rakibi yanıltmaya da yaradığı söylenebilir ancak gerçekte ligimizdeki düzgün vuruşlu forveterin işini kolaylaştımaktan başka bir işe yaramıyor. Bunlar her ne kadar ayrıntı gibi görünse de sonuca gitmekte çok önemli. Bu nedenle Volkan'ın devamlı arkasına sığındığı tecrübeizlik kalkanını bir tarafa bırakıp artık bu tip hatalar yapmaması gerekir.Sonuçta gerek liderle puan farkını beşe indiren Beşiktaş, gerekse akşamki maç neticesinde yine puan farkını indirmesi olası olan Galatasaray (ancak V.Manisaspor maçı Galatasaray için hiç de kolay olmayacaktır, zira Manisaspor'un Ali Sami Yen'de gol atcağını düşünüyorum.) içinFenerbahçe'nin haftayı puansız kapatması neticesinde hem şans hem de moral kazandıar. Lig yarışının son haftalara kadar gideceği zaten aşikar ancak ipler diğerlerine nazaran biraz daha elinde olan Fenerbahçe'nin şampiyon olmak için acilen bu buhranlı dönemi kapatıp tekrar ayakarı yere basan mücadeleci oyununa dönmesi gerekir.

Hiç yorum yok: