Perşembe, Aralık 13, 2007

Bakkal Hesabı


Dünyanın sayılı derbilerinden biri ama bu özellik takımların birbirleriyle oynadığı maçlardan değil genel anlamdaki rekabetten kaynaklanıyor. Zira ortada 8 yıldır kendi evinde rakibine yenilmeyen, maçtan 10 gün önce favori gösterilen ve maçı da rahat kazanan bir taraf varsa bu iki ekip arasındaki derbinin heyecanından fazla söz edilemiyor.
Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının, özellikle maç Kadıköy’de ise, sağlıklı bir ortamda oynanmadığını kabul etmek gerekir. Bunun en büyük nedeni sarı kırmızılı oyuncuların bu maçlara aşırı stresli ve özgüvenden uzak çıkmaları, dolayısıyla istedikleri ya da kendilerinden bekleyen oyunu ortaya koyamamalarıdır. Dün akşam bırakın derbiyi normal bir lig maçından bile daha kolay üç puana uzanan sarı lacivertliler kusursuz bir oyun oynamasa da kendi oyununu rakibine kabul ettirerek ve girdiği pozisyonlardan en azından kendine yetecek kadar gol çıkararak rakibini dize getirmeyi başardı.
Maçın soyut düzleminden somut ve teknik boyutuna gelirsek Fenerbahçe için fazla söylenecek bir söz bulunmuyor, zira çalışkan kanatları, Türkiye’nin en iyi savunma önü oyuncuları, Alex gibi bir organizatörü ve başarılı golcüsü ile ev sahibi takım oturmuş kadrosuyla üzerine düşen görevi hakkıyla yerine getirdi. Konuk Galatasaray’ın ise maçtaki amacı bir türlü anlaşılamadı. Eğer beraberlik düşüncesi olsa sahaya daha savunmaya dönük ve tek forvetle çıkması gereken Kalli, bir yandan çift santrafor ile maça başladı diğer taraftan kontra arak yapma çabasındaydı. Ayrıca rakibin futbolcularına ve tehlikeli akınlarına önlem almayacak şekilde hatalı bir savunma kurgusuyla dikkat çeken Feldkamp, oyunun gidişine göre son anlarda Serkan ve Nonda’yı çıkarmadan Hakan ve Ümit’i oyuna alarak işi iyice bakkal hesabına getirdi ve bu tercihleri sonucu namağlup ünvanını Şükrü Saraçoğlu’da bırakmak durumunda kaldı.
Maçta öne çıkan futbolcular Galatasaray adına sadece kaleci Orkun’ken Fenerbahçe’de başta Semih olmak üzere Alex ve Roberto Carlos’tu. Deivid, goldeki akıl dolu vuruşuna karşın maç içindeki laubali şut ve pasları yanı sıra gördüğü kırmızı kart ile Fenerbahçe’nin en sırıtan ismi oldu.
Son paragrafta hatalı olduğu zaman değil çok başarılı olduğu zaman konuşulması gereken maçın hakeminden bahsetmek gerekir. Gerçekten Aydunus sadece kararlarındaki isabet oranıyla değil sahadaki rahat tavırları ve futbolcuları ile başarılı iletişimi ile de ekran başındakilere istenildiği gibi, meslektaşlarına ise örnek bir davranışı sergiledi.

Hiç yorum yok: