
Beşiktaş bugün favori değildi, kazanması sürpriz olurdu ama siyah beyazlıların böyle sönük bir futbol oynamaya kesinlikle hakkı yoktu. Maçı izlerken birkaç kez, bildiğim halde, acaba Beşiktaş kazansa da gruptan çıkamıyor mu diye düşündüm. Çünkü oynanan futbol, bırakın iddialı durumda olmayı, haftalar öncesinden şansını kaybetmiş ve baştan aşağı yedek futbolculardan kurulu bir ekibin oyunundan hiç de farklı değildi.
Maçın 44. dakikasındaki gol, tam tarihini hatırlamıyorum ama bir Fenerbahçe-Beşiktaş maçında yine sol taraftan ceza sahasına doldurulan topta Rüştü’nün saniyeler öncesinden elini kaldırıp kısacık boyuna karşın Şifo Mehmet’in hayatındaki sayılı kafa gollerinden birini sarı lacivertli ağlara gönderip maçı takımına kazandırdığı pozisyonu hatırlattı. Bugün de adeta kalesinde devleşen ama işinin nankörlüğü dolayısıyla her zaman yaptığı basit hata ile akıllarda kalacak olan Rüştü, rakibin etkili futbolu göz önüne alındığında muhtemelen maçın gidişatını etkilemedi ama yine hakemin düdüğünden önce karar vererek tecrübesini ve kalitesini inkâr etti.
Diğer taraftan Beşiktaş için gruptaki en büyük talihsizlik, alınan 6 hatta alınabilecek 7 puanı anlamsız kılacak şekilde gelişen grup maçları oldu. Ancak bu şekilde bir birine yakın puanların olduğu grupta alınacak bir galibiyetin ya da rakibine kaybetmemenin değeri ya da gruptan çıkmanın bu kadar yakın olduğunu bilmek insanın aklına bolca “keşke” ile başlayan cümle getiriyor.Bugünden itibaren Beşiktaş’ın yapması gereken öncelikle takım iskeletini hem sistem hem de oyuncu bazında sağlamlaştırarak, bu iskeletin gelişmesini sağlamak ve eklemelerle bu yapıyı daha da güçlendirmektir. Ancak bu şekilde gelecek sene Avrupa’da bu senenin üzerine koyarak yola devam edilir; aksi takdirde her sene olduğu gibi 2008’de de her şeye sıfırdan başlanmak durumunda kalınır.
Maçın 44. dakikasındaki gol, tam tarihini hatırlamıyorum ama bir Fenerbahçe-Beşiktaş maçında yine sol taraftan ceza sahasına doldurulan topta Rüştü’nün saniyeler öncesinden elini kaldırıp kısacık boyuna karşın Şifo Mehmet’in hayatındaki sayılı kafa gollerinden birini sarı lacivertli ağlara gönderip maçı takımına kazandırdığı pozisyonu hatırlattı. Bugün de adeta kalesinde devleşen ama işinin nankörlüğü dolayısıyla her zaman yaptığı basit hata ile akıllarda kalacak olan Rüştü, rakibin etkili futbolu göz önüne alındığında muhtemelen maçın gidişatını etkilemedi ama yine hakemin düdüğünden önce karar vererek tecrübesini ve kalitesini inkâr etti.
Diğer taraftan Beşiktaş için gruptaki en büyük talihsizlik, alınan 6 hatta alınabilecek 7 puanı anlamsız kılacak şekilde gelişen grup maçları oldu. Ancak bu şekilde bir birine yakın puanların olduğu grupta alınacak bir galibiyetin ya da rakibine kaybetmemenin değeri ya da gruptan çıkmanın bu kadar yakın olduğunu bilmek insanın aklına bolca “keşke” ile başlayan cümle getiriyor.Bugünden itibaren Beşiktaş’ın yapması gereken öncelikle takım iskeletini hem sistem hem de oyuncu bazında sağlamlaştırarak, bu iskeletin gelişmesini sağlamak ve eklemelerle bu yapıyı daha da güçlendirmektir. Ancak bu şekilde gelecek sene Avrupa’da bu senenin üzerine koyarak yola devam edilir; aksi takdirde her sene olduğu gibi 2008’de de her şeye sıfırdan başlanmak durumunda kalınır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder