
Grup maçlarında 11 puan toplamak ve kendi sahasındaki 3 maçı da kazanmak bundan önce hiçbir Türk takımına kısmet olmamıştı. Bu büyük başarı sarı lacivertlileri Avrupa’nın en başarılı 16 takımından biri yaparken bundan daha önemlisi takımın özgüveni ve yansıttığı pozitif elektrik bu başarının devam edebileceği izlenimini yarattı zihinlerde.
Fenerbahçe’nin yakaladığı bu önemli başarının en büyük sırrı kesinlikle oynayan ya da yedek bekleyen oyuncuların istikrarı, birbirlerini aratmayacak başarı standardını yansıtmaları ve takım içindeki arkadaşlığın çok üst düzeyde olmasıdır ki tüm bu değişkenler tek bir paydada birleşiyor: teknik direktör Artur Ziko. İlk zamanlarda 7’den 70’e herkes tarafından eleştirilen Brezilyalı teknik adamın bu kadar kısa sürede takımı bu seviyelere taşıması, takdirden öte övgü gerektiren bir iştir. Bu bağlamda hem Ziko hem de Fenerbahçe için geçen sene yaşanılan şampiyonluk 100. yıldan öte, bugünlerin vesilesi olması açısından büyük önem taşımıştı.
Bugün gelinen büyük başarı noktasının teknik analizi ise fazla uzun uzadıya saha içi yerleşmeler, 4-4-2’ler, 3-6-1’lerden çok, sağlam bir ön libero kadrosu, Alex’in müthiş performansı ve elbette başlı başına bir dünya markası olan Roberto Carlos ile açıklanabilir. Savunmanın hemen önümde görev yapan Deniz, Aurello, Selçuk ve Appiah’tan hangi ikisini bugün bırakın Türkiye’yi Avrupa’da bir takıma koysanız, o takımın başarı grafiği çok kısa zamanda yükselecektir. Ülkemizde bu tür oyuncuların fazla olmaması nedeniyle milli takıma dahi M.Aurello’yu dahil ettiğimiz gerçeği göz önüne alındığında Fenerbahçe’nin elindeki avantajın kıymeti daha iyi anlaşılıyor. Sadece ülkemizde değil dünya futbolunda da bu tür oyuncu bulmak çok zor ve en pahalı transferlerin bu bölge oyuncularından çıkması da yine Fenerbahçe’nin bu alandaki avantajını gözler önüne seriyor.
Roberto Carlos’un başlı başına varlığı da sadece rakiplere korku vermiyor aynı zamanda takımda oynayan her futbolcuya güven aşılıyor. İlerlemiş yaşına karşın mücadelesi, koşuları ve hırsı ile takımdaki gençler başta olmak üzere tüm futbolculara örnek olurken, tüm arkadaşlarını kendi yeteneklerinden ve bildiklerinden mahrum bırakmaması onu onu bir dünya futbolcusu yaparken Fenerbahçe’ye de bambaşka bir hava katıyor.
Son sözler Alex’e…PSV maçından sonra “Alex bundan sonra hiçbir iş yapmasa dahi sadece bugüne kadar yaptıkları için heykeli dikilmesi lazım” demiştim ama bugün attığı ve attırdığı gollerin, hazırlanışı, zamanı ve önemi dikkate alındığında kaptan, bu gecenin yıldızı oldu. Daha önce Avrupa maçlarında kendini göstermemekle itham edilen yıldız futbolcu son iki sezondur Avrupa’da Fenerbahçe’yi sırtlayan neredeyse tek oyuncu olurken sistem itibariyle kendisinden çok şey beklenen Brezilyalı'nın bu formu devam ederse sarı lacivertlilerin yakalayacağı hiç bir başarı tesadüf olmaz.
Gruptaki ilk İnter maçından dün akşamki son düdüğe kadar çoğunlukla aynı standartta, rakibine kendini hissettiren, inançlı, düzenli, pozitif oynayan ve sonuçta dört başı mamur şekilde gruptan çıkan Fenerbahçe'yi yürekten kutlamak ve onlarla iftihar etmek gerekiyor.
21 Aralık’ta yapılacak kura çekiminde elbette Fenerbahçe’yi çok zorlu takımlar bekliyor ancak karşı taraftan bakıldığında Fenerbahçe de kimsenin gözü kapalı isteyeceği bir ekip değil. Bu nedenle rakip kim olursa olsun sarı lacivertlilerin asla kolay teslim olmayacağını ve rakiplerini eleme şanslarının hiç de yabana atılacak derecede olmadığını kabul etmek gerekir. İnşallah kuradan Fenerbahçe’nin eleyeceği bit takım çıkar da yakalanan bu başarı en azından bir süre daha sürdürülebilir: gönlüm Sevilla’dan yana.
21 Aralık’ta yapılacak kura çekiminde elbette Fenerbahçe’yi çok zorlu takımlar bekliyor ancak karşı taraftan bakıldığında Fenerbahçe de kimsenin gözü kapalı isteyeceği bir ekip değil. Bu nedenle rakip kim olursa olsun sarı lacivertlilerin asla kolay teslim olmayacağını ve rakiplerini eleme şanslarının hiç de yabana atılacak derecede olmadığını kabul etmek gerekir. İnşallah kuradan Fenerbahçe’nin eleyeceği bit takım çıkar da yakalanan bu başarı en azından bir süre daha sürdürülebilir: gönlüm Sevilla’dan yana.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder