Pazar, Aralık 10, 2006

Beşiktaş-Kayserispor=Richardinho


10.12.06

Dün geceki maçın yıldızı yine Richardinho oldu. Bu maçta goller atıp, topları direklerden dönmese de, Brezilyalı yıldızın takımını sonuca götürecek bir-iki ara pası bile sınıfını belli etmeye yetti de arttı bile.

Beşiktaş ve Kayserispor hemen hemen aynıtarzda oynayan, maçtan önce bakıldığında aynı puana sahip iki takımdı. Maçın başlarında da kontrollü oyunları ve kalabalık orta sahalarıyla birbirlerine üstünlük kurmayı başaramayıp ilk yarıyı golsüz tamamladılar. Yine pozisyon fakiri geçen ikinci yarıda sahne alan Richardinyo'nun, Burak'a attığı gol pası bir anda hem İnönü'deki buz gibi havayı hem de skoru değiştirdi. Yıldız oyuncuların kendini belli etmesinden başka bir şey olmayan bu hareket Beşiktaş'ın da Kayserispor gibi zorlu bir ekipten üç puan almasının birinci nedeni oldu.

Beşiktaş için ilk yarının tek açıklaması istikrarsızlık olmalıdır. Sadece kötü gittiğinde değil maç kazanırken dahi kimseye güven vermeyen futbolu Beşiktaş'ın en büyük sorunu. Bu noktada en büyük sorumluluk geçen sezondan beri takımın başında olan ve tüm transferlerin (Richardinho) hariç talepçişi Jean Tigana'ya ait. Ne gariptir ki Tigana'nın isteği dışında alınan Richardinho son haftalarda takımını sürükleyen tek isim. Tamamen istekli, hırslı ve mücadeleci futbolculardan kurulu Beşiktaş bir o kadar da bireysel hataya yatkın göründü sezonun ilk yarısında. Sezon başında, ilk planda gol yememeyi düşünen fakat bunda başarılı olamayan Tigana daha sonra çift forvete dönüp gol yollarında etkili olan bir takım oluşturmaya çalıştı ve bu sistem Beşiktaş'a daha çok uydu. Ancak Beşiktaş'ın Nobre problemi gün geçtikçe büyüyor. Maçtan sonra Tigana'nın Nobre'yi gol atamayan Şeva'ya benzetmesi, güzel türkü okuyamayan birinin kendisini detone olmuş İbrahim Tatlıses'e benzetmesi gibi bir şeydi. Burada Nobre Fenerbahçe'de gol atamayan Deivid'e benzetilse kanımca daha uygun olurdu. İşin şakası bir yana, zaman zaman tek başına bazen de çift forvetten biri olarak görev verilen bir uç oyuncunun koskoca ilk yarıda gol atamaması çok normal bir iş değil. Bu durumun nedeni kimi zaman yanlış yerde oynatılması kimi zaman da istediği pasları alamaması olsa da öncelikle Nobre'nin kendisinden kaynaklanıyor. Çünkü koşan ve pres yapan forvet oyuncuları çok değerlidir ama öncelikle bu oyunculardan gol atmaları beklenir. Taraftarın da aynı şekilde hatalı oynayan Nobre ve Runje'den birine aşırı sevgi gösterisinde bulunup diğerini her pozisyonda protesto etmesi, forvet oyuncularının arkadaşlarına göre çok daha şanslı bir mevkide oynadıklarının bir kanıtı.

Sonuçta Beşiktaş aldığı üç puanla umutlarını sezonun ikinci yarısına taşımayı başardı. önümüzdeki ay gerçekleşecek kongre ve devre arasında yapılması planlana transferler Kara Kartal'ın ikinci yarıdaki kaderini belirleyecektir. Ancak şunu belirtmek isterim ki, olağan üstü olaylar olmazsa, Beşiktaş şampiyonluğa Trabzonspor kadar uzak.

Hiç yorum yok: