Cuma, Aralık 15, 2006

Bu Filmi Görmüştük (B.Lev-Bjk)

15.12.06

Yine bir Avrupa mücadelesi, yine mücadele,yine arzu, yine umut ama sonrasında yine yenilen bir gol ve yine hüzün. Beşiktaş son iki senede olduğu gibi bu sene de grubu dördüncü tamamlayarak Avrupa'ya veda etti. Tam da işlerin yolunda gittiğini düşündüğümüz, Almanların tedirginleştiği anda nasıl olduğunu anlamadığımız bir penaltı ve arkasından yenilen gol Beşiktaş'ın rakibine boyun eğmesine neden oldu.

Aslında Beşiktaş rakibinin maçın başlarındaki baskısından kurtulmayı başarmış, ilk yarıyı ve ikinci yarının çoğunu gol yemeden atlatmıştı. Bu skorla gruptan çıkacak siyah beyazlıların işi garantiye almak için bir de gol bulması gerekiyordu. Bu fırsat bir kaç kere ele geçti ancak değerlendirilemedi. Özellikle Kleberson'un kaçırdığı pozisyon hem netlik hem de dakika açısından büyük önem taşıyordu ki zatenhemen bu pozisyonun dönüşünde Leverkusen penaltı kazandı.

Bugünkü maçın kaybedilmesinin birinci nedeni hep tekrarladığımız Beşiktaş'ın kadro yetersizliği oldu. İlk yarıda Bobo'nun yakaladığı pozisyonları değerlendirecek nitelikte bir forvet, kaliteli ama etkisiz Kleberson'un yerine daha dikkatli bir orta saha ve en önemlisi ne yapacağı hiç bir zaman belli olmayan Baki'nin yerine sağlam bir savunma oyuncusuya Beşiktaş çok farklı bir takım olabilir. Ancak Beşiktaş'ta kadro sıkıntısı sadece bu oyuncularla sınırlı değil. Takımda İ.Üzülmez, Richardinho ve son maçların başarılı ismi Serdar dışında aman aman bir futbolcu bulunmuyor ne yazık ki. Hepsi istekli, iyi niyetli ama yetenekleri bir o kadar sınırlı futbolcular. Her şeye rağmen Beşiktaş bugün Bay Arena'dan altın bir puanla dönebilirdi ama bu sefer de Tigana'nın oyuncu değişiklikleri girdi işin içine. Rakip, savunmasında üç oyuncu bırakacak kadar hücuma dönmüşken Fransız çalıştırcının savunmayı kuvvetlendirmeyip, Bobo-Nobre, Burak-Gökhan değişiklikleri çok gereksiz göründü. Muhtemelen bu değişikliklerle rakibin az adamlı savunmasına karşı gol üretip işi bitirmeyi planladı Tigana ama Almanların tüm güçleriyle saldırdıkları zaman savunmanın halini pek hesaba katmadı.

Bu sonuçla Beşiktaş, yıllardır Avrupa'da mücadele etmesine karşın hiç tecrübesi olmayan bir takım edasıyla oynadığı maçı kaybederek hem kendisi hem de ülkemiz için çok önemli bir başarının yine eşiğinden döndü. Bu maçtan sonra yine "basit goller yedik", "yazık oldu" gibi ifadeler kullanmak bence doğru değil çünkü bunların duygusal tatminden başka ileriye dönük hiç bir getirisi yok. Aksine böyle baktıkça tüm takımlarımız için geçerli olan yazık olma ve basit gol yeme sendromundan bir türlü kurtulamıyoruz. Bu nedenle artık olaylara daha gerçekçi yaklaşıp eksiklikleri gidermek için çok çalışmalıyız. Umarım Beşiktaş önümüzdeki senelerde çok daha tecrübeli ve başarılı olarak Avrupa'da başarılar elde eder.

Hiç yorum yok: