
Beşiktaş ilk yarıyı üçüncü tamamladı. Bu sonuç gelecek için ümit verici olsa da kanımca Beşiktaş’ın başarılı olması rakiplerine oranla çok daha zor görünüyor. Bu yargıya varmamın en büyük nedeni Beşiktaş’ın kadro yetersizliğidir. Sezon başında transfer edilen futbolculardan yeterince yararlanılamaması, yapılan kişisel hatalar ve sahada kendini gösteren bir futbolcunun olmaması Beşiktaş’ın işini oldukça zorlaştırıyor.
Kalecisinden teknik direktörüne kadar takımdaki herkesin zaman zaman eleştirildiği Beşiktaş’ta bazen de yönetim ya da tribün problemleri ortaya çıktı. Geçen senenin tecrübesiyle bu sezona başlaya Tigana yaptığı transferlerden bir türlü beklediği verimi alamadığı gibi, ideal on biri şekillendirmekte her maç öncesi sorun yaşadı. Nobre, Bobo, Koray, Serdar, Burak gibi genç futbolcuları kazanmak uğruna kadrolar hazırlayan Fransız hocanın en büyük sorunu sahada kendini hissettirecek, sorumluluk alacak bir yıldızın olmamasıydı. Önceleri Delgado’dan beklenen bu davranışlar cevapsız kalınca son maçlarda bu göreve soyunan Richardinho biraz geç gelmiş bir sevgili gibiydi Beşiktaş için. Ancak büyük takımların büyük futbolcuları vardır. O takımın ismi geçtiğinde hemen akla bu futbolcuların isimleri gelir. Mesela Barselona deyince Ronaldinho, Roma deyince Totti, Fenerbahçe deyince Alex ya da Galatasaray deyince Hakan Şükür gibi. Ancak Beşiktaş deyince aklıma son haftalara kadar hiçbir futbolcu gelmiyordu. Son haftalardaki performansıyla Richardinho bu boşluğu doldurdu doldurmasına da arkasından gelecek ikinci bir futbolcu maalesef yok. Richardinho’dan sonra takıma en faydalı oyuncu kaptan İbrahim Üzülmez oldu. İbrahim demişken bu futbolcudaki doğruluk ve azim birçok oyuncuya örnek olmalıdır. Tıpkı Fenerbahçeli Ümit Özat gibi sınırlı teknik kapasitesine karşın çok çalışması ve kendini geliştirmesiyle ön plana çıkan İbrahim, lakabının aksine çok akıllı bir futbolcu olduğunu kanıtladı ve milli takıma kadar yükseldi. Bu durum Beşiktaş için olumlu görünse de İbrahim’i geçecek bir futbolcunun olmaması ilerisi için büyük sıkıntı doğurmaktadır.
Nobre’nin ilk yarıdaki gol orucu tamamen kendisinin yanlış yerde oynatılmasından ve beklediği topları alamamasından kaynaklanıyor. Siyah beyazlıların en golcü ismi Bobo sadece yedi gol atarken bunların üçünü bir maçta kaydedince Beşiktaş’ın forvette yaşadığı büyük sorun aşikâr oluyor. Fransa’da yılın kalecisi seçilen Runje’nin başarısız performansı başta olmak üzere savunmada yapılan bariz hatalar Beşiktaş’ın acil çözüm bekleyen bir diğer tarafı. Milli takımda daha iyi oynayan İbrahim ve Koray’ın Beşiktaş’ta neden bu performansı gösteremediklerinin Tigana tarafından çok iyi analiz edilmesi gerekiyor.
İkinci yarıda yarıştan kopmamak için ilk yarıdaki hatalardan uzaklaşması gereken siyah beyazlılarda Tigana’nın akıbeti bile henüz beli değil. Ancak görülen o ki Tigana kalsa da gitse de Turkcell Süper Lig’de Beşiktaş için zor bir ikinci yarı geçecek.
Kalecisinden teknik direktörüne kadar takımdaki herkesin zaman zaman eleştirildiği Beşiktaş’ta bazen de yönetim ya da tribün problemleri ortaya çıktı. Geçen senenin tecrübesiyle bu sezona başlaya Tigana yaptığı transferlerden bir türlü beklediği verimi alamadığı gibi, ideal on biri şekillendirmekte her maç öncesi sorun yaşadı. Nobre, Bobo, Koray, Serdar, Burak gibi genç futbolcuları kazanmak uğruna kadrolar hazırlayan Fransız hocanın en büyük sorunu sahada kendini hissettirecek, sorumluluk alacak bir yıldızın olmamasıydı. Önceleri Delgado’dan beklenen bu davranışlar cevapsız kalınca son maçlarda bu göreve soyunan Richardinho biraz geç gelmiş bir sevgili gibiydi Beşiktaş için. Ancak büyük takımların büyük futbolcuları vardır. O takımın ismi geçtiğinde hemen akla bu futbolcuların isimleri gelir. Mesela Barselona deyince Ronaldinho, Roma deyince Totti, Fenerbahçe deyince Alex ya da Galatasaray deyince Hakan Şükür gibi. Ancak Beşiktaş deyince aklıma son haftalara kadar hiçbir futbolcu gelmiyordu. Son haftalardaki performansıyla Richardinho bu boşluğu doldurdu doldurmasına da arkasından gelecek ikinci bir futbolcu maalesef yok. Richardinho’dan sonra takıma en faydalı oyuncu kaptan İbrahim Üzülmez oldu. İbrahim demişken bu futbolcudaki doğruluk ve azim birçok oyuncuya örnek olmalıdır. Tıpkı Fenerbahçeli Ümit Özat gibi sınırlı teknik kapasitesine karşın çok çalışması ve kendini geliştirmesiyle ön plana çıkan İbrahim, lakabının aksine çok akıllı bir futbolcu olduğunu kanıtladı ve milli takıma kadar yükseldi. Bu durum Beşiktaş için olumlu görünse de İbrahim’i geçecek bir futbolcunun olmaması ilerisi için büyük sıkıntı doğurmaktadır.
Nobre’nin ilk yarıdaki gol orucu tamamen kendisinin yanlış yerde oynatılmasından ve beklediği topları alamamasından kaynaklanıyor. Siyah beyazlıların en golcü ismi Bobo sadece yedi gol atarken bunların üçünü bir maçta kaydedince Beşiktaş’ın forvette yaşadığı büyük sorun aşikâr oluyor. Fransa’da yılın kalecisi seçilen Runje’nin başarısız performansı başta olmak üzere savunmada yapılan bariz hatalar Beşiktaş’ın acil çözüm bekleyen bir diğer tarafı. Milli takımda daha iyi oynayan İbrahim ve Koray’ın Beşiktaş’ta neden bu performansı gösteremediklerinin Tigana tarafından çok iyi analiz edilmesi gerekiyor.
İkinci yarıda yarıştan kopmamak için ilk yarıdaki hatalardan uzaklaşması gereken siyah beyazlılarda Tigana’nın akıbeti bile henüz beli değil. Ancak görülen o ki Tigana kalsa da gitse de Turkcell Süper Lig’de Beşiktaş için zor bir ikinci yarı geçecek.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder