Kupanın şokunu atlatamadan bir darbe de bugün Denizlispor’dan yedi Fenerbahçe. Kendisini geçen sene şampiyonluktan eden yeşil siyahlılar bugün de 2–0 geriye düşmelerine karşın sahadan beraberlikle ayrılarak hem kümede kalma yolunda çok önemli bir puan aldılar hem de rakiplerinin kâbusu olmaya bu sene de devam ettiler.Ancak puan kaybı ve şampiyonluk yarışında yitirilen avantaj bir tarafa bugün Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu durum hiç de iç açıcı değil. Hafta içi hakemlere federasyona rakip takımlara hatta maçları yayınlayan kuruluşa karşı açılan savaş bayrağı bugün artık son haddine ulaştı ve önce stada geç alınan Lig Tv ekipleri maçın sonlarına doğru kamera kablolarının kesilmesi suretiyle çok aciz durumda bırakıldı. Bu çaresizlik sadece yayıncı kuruluş için değil ekranları başında takımlarınım seyretmeye çalışan milyonlara da aynı oranda yansıdı ve herkes tek bir ofsayt kamerasından maçın kalanını seyretmeye mahkûm oldu. Ne acıdır ki tam da bu sırada Denizlispor’un golleri geldi ve Fenerbahçe onca işin arasında bir de puan kaybına uğradı.
Eskilerin bir sözü var “keskin sirke küpüne zarar” diye. Şu an Fenerbahçe yönetimini en iyi özetleyen cümle bu. Özellikle kupa maçından sonra tamamen kontrolden çıkan yönetim artık fevri davranışlarında engel tanımaksızın herkese cephe almış durumda. Ama gelin görün ki bu tutum camiada herkesi baskı altına almaktan başka hiçbir işe yaramıyor ve en çok da Fenerbahçe’ye zarar veriyor. Kupa maçında herkesin kabul ettiği gibi bariz hakem hataları olmuştur ve eleme maçı olduğu için Fenerbahçe’nin canı çok yanmıştır ancak bunu tüm bir sezona mal etmek ve bu nedenle herkese düşman olmak Fenerbahçe yönetiminin büyük bir yanlışıdır. Bu maçtan sonra ligden çekilmeyi telaffuz etmek kupaya paf takımıyla çıkmak gibi cümleler sarf etmeye ya da ani kararlar vermeye kimsenin hakkı yoktur zira Fenerbahçe hiçbir kişinin ya da grubun ya da zümrenin değil milyonların takımıdır.
Fenerbahçe yönetiminin bir an önce şu yüzüncü yılda ne pahasına olursa olsun şampiyon olacağız savını terk etmesi önemli olanın bu yarışın içinde olmak olduğunu ama elbette ki kazanmak için mücadele etmesi gerektiğini ama her şeyden önce saldırgan ve fevri bir tutum içinde olmamak gerektiğini artık görmesi ve kabul etmesi gerekir.Bu haftaki sonuçlardan sonra haftaya oynanacak Beşiktaş-Fenerbahçe maçında roller büyük ölçüde değişti. Zira kalan üç hafta da düşünüldüğünde Fenerbahçe’nin şampiyon olmak için artık İnönü’den bir değil üç puan alması gerekiyor. Her ne kadar ortam bunu söylemese de aslında takımların aralarındaki ve aralarında olmayan son maçlarına bakıldığında Fenerbahçe’nin İnönü’de galip gelmemesi için hiçbir neden bulunmuyor ama sarı lacivertlilerin bu maçta rakipleri kadar soğuk kanlı olmaları şartıyla.



Dün akşam sahada kazanmak için oynayan ve işin ciddiyetini kavramış bir Fenerbahçe izledi futbolseverler. Ziko'nun yerinde Tuncay ve Tümer hamlelerine Kezman'ın diriliği ve arzusu, Serdar'ın güzel kurtarışları ve savunmanın dikkati eklenince ortaya net bir skor ama her şeyden önemlisi bir ay içinde oynanacak birbirinden kritik maçlar için sarı lacivertliler adına kendine güven çıktı.







