
Trabzonspor maçında sahada Palermo maçının on biri vardı. Sadece cezalı Alex'in görevi Tümer yerine Daivid'e verilmişti ki geçen dakikalar bu tercihin yanlış olduğunu gösterdi. Zira Daivid, ne beklendiği gibi Kezman'a gol pozisyonu hazırlayabildi ne de orta sahada pas yapmakta başarılı oldu. Daivid'in Alex'e göre tek olumlu yanı savunmasına daha çok yardımcı olmasıydı. İlk yarıda Fenerbahçe Palermo maçının devamını oynarcasına topa daha çok sahip, zaman zaman etkili ataklarda başarılı ve derli toplu göründü. Sağda Mehmet ve solda Uğur artık Fenerbahçe'nin kanatlarının gerçek sahipleri olduklarını gösterdiler. Özellikle Uğur'daki ilerleme hemen hemen her maçta hissediliyor. Sol taraftan etkili akınlar başlatan Uğur'un duran topları nasıl etkili kullandığını da ikinci goldeki pası kanıtlar nitelikteydi. Maçın ikinci yarısına Trabzonspor beklenildiği gibi hırslı ve kaybedecek hiç bir şey olmadığından tüm gücüyle çıktı. Bu istek ikili mücadelelere de yansıyınca Fenerbahçe sahada ilk yarıdaki gibi kolay top çeviremez hale geldi ve yine bir yan topta Volkan'ın acemice hatası sonucu skora eşitlik geldi. Bu arada Volkan için bir parantez açmak gerekir; ben de dahil çoğu kimsenin artık Rüştü’nün sahalara dönmesinin zor olduğundan Fenerbahçe kalesinin uzun yıllar bekçisi olarak gördüğü Volkan, özellikle son maçlarda yaptığı bariz hatalarla dikkatleri üzerine çekti. Volkan’ın tek şansı bu maçları milli takım ve Fenerbahçe’nin kaybetmemeleri oldu. Ancak Volkan’ın bundan sonraki maçlarda çok daha dikkatli olup, tıpkı Rüştü gibi, eline geçen fırsatı çok iyi değerlendirmesi gerekir. Beraberlik golünden sonra iki takımın da gol atabileceği bir maç oynanmaya başlanmıştı ki bu dakikalarda Fenerbahçe geniş kadrosunun bir uzantısı olarak, oyuna sonradan giren Aurello'nun kafasıyla üç puana uzanıp perşembe günü için de moral tazelemiş oldu.
Trabzon cephesine bakarsak burada tam bir dram yaşanıyor. Ortaya konan kötü futbol, geçen beş maçta sadece bir puan alınmasının tesadüf olmadığını gösterdi. Lazaroni'ye rekor tazminat verilmesi ve ardından Ziya Doğan'ın getirilmesi'nin yanında alınan fiyasko yabancılar ile yönetim bu tablonun baş mimarı oldu. Trabzon'da sahada birbiriyle ilgisiz, fizik olarak güçsüz, teknik ve taktik olarak yetersiz bir takım, tribünde ise önce olumlu maçın sonlarında ise içlerindeki terörün hortladığı bir kalabalık vardı. Bu saatten sonra Trabzonspor için devre arasını iple çekmekten başka bir çare yok. İkinci yarıda alacağı üst üste galibiyetlerle toparlanacağına inandığım Trabzonspor kalan iki maçına bakıldığında ikinci yarıya şuan bulunduğu yerden daha aşağıda da girebilir.
Trabzonspor galibiyetinin Fenerbahçe açısından bir diğer önemi de hafta sonunda oynanacak derbiye dört puan farkla girme avantajı oldu. Zira Trabzon’da yaşanacak olası bir puan kaybı Galatasaray'ı Kadıköy'den lider çıkarabilecekken, bu galibiyetle, kazanmak için saldıracak Galatasaray karşısında Fenerbahçe alacağı bir puanla dahi dört puanlık farkı korumuş olacak. Ancak durum ne olursa olsun, Fenerbahçe'nin özellikle Kadıköy'de Galatasaray karşısında galibiyete daha yakın olduğunu kabul etmek gerekir.











