Perşembe, Kasım 16, 2006

13. Haftada 13 Puan (GS-SAK)

16.11.2006
Galatasaray, Sakaryaspor’u farklı ve rahat geçerken sadece rakiplerinin puan kaybettiği haftada üç puan almadı, adeta özlenen ve beklenen bir futbol koydu ortaya. Zaten geçen senenin şampiyonu ve ligin en hazır kadrosunun ligdeki durumuna hiç bir Galatasaraylı anlam veremiyor, takımlarından her maçta pazar günkü formu bekliyordu. Ancak Galatasaray’ın geçen seneden kadro olarak olmasa da biraz hırs biraz da şans olarak eksik olduğu gerçeğini kabul edersek ortaya çıkan tablo az da olsa anlam kazanıyor.
Bu sene Galatasaray’ı bir Bodeslav maçında bir de Kayserispor maçında bu kadar etkili gördüm. Her ne kadar sarı kırmızılılar geride kalan maçlar arasından sadece üç maçta iyi oynasa da bu kapasitenin var olması camianın gelecek için en önemli moral kaynağıdır. Attığı goller kadar, üç büyüklere kök söktüren rakibi karşısında, pozisyon vermemesi Galatasaray için çok olumlu bir gelişme. Savunmanın önünde oynayan Ayhan ve İnamoto’nun (sonradan yerine Okan girdi) formları gün geçtikçe artıyor ve Sabri v Arda’nın taşıdığı toplarla rakip ceza alanı içinde buluşan hangi Galatasaraylı forvet olursa olsun gol atmakta zorlanmıyor. Yeri gelmişken formsuz Necati, inişli çıkışlı grafik çizen Hakan ve Ümit’in bulunduğu ortamda Hasan Kabze’nin ortaya çıkıp iki gol atması Galatasaray’ın forvetler açısından ne kadar güçlü olduğunu ortaya koydu. Böyle bir kadroya sahip Geretz’in dörtlü savunma ve iki savunmaya yönelik orta saha oyuncusu ile maçlara çıkması çok mantıklı, zira Galatasaray şu an ligimizde her maçta gol atan tek takım. Ancak gelin görün ki bu şekilde oynayan Galatasaray geçen sene altı yedi oyuncuyla oynayan galatasaray’dan daha çok pozisyon veripdaha fazla gol yiyor. Burada akla iki neden gelmeli; birincisi en iyi savunma hücumdur anlayışıyla topu rakip yarı sahada tutmaktan kaynaklanan savunma başarısı, diğeri de savunmanın kalabalık ancak etkisiz olmasından kaynaklanan başarısızlığı. Düşünüldüğünde ikinci teori daha mantıklı geliyor. Çünkü gerek lig maçlarında gerekse Avrupa maçlarında yenilen gollere baktığımızda bu gollerin az adamla yakalanmaktan ziyade bireysel hatalardan kaynaklandığını görüyoruz. Başta Tomas olmak üzere Song, Cihan, Ferhat hatta Mondragon dahi bazı gollerin yenmesinde birinci dereceden suçlu oldular. Bu futbolcuların hataları motive eksikliğinden ya da formsuzluktan hatta belki de savunmanın kalabalıklığından kaynaklanıyor olabilir ancak yapılması gereken bu akılcı sistemi değiştirmek yerine bu futbolcuların hatalarını en aza indirmeye çalışmaktır.
Haftasonu oynanacak Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinden çıkacak özellikle Fenerbahçe’nin puan kaybı sonucu, bu haftaki galibiyetle lidere bir adım daha yaklaşan Galatasaray’ın en büyük beklentsi. Böyle bir sonuç ardından da alınacak Fenerbahçe galibiyeti, çok kötü gittiği sezonda Galatasaray’ın ilk yarıyı lider bitirmesini sağlayabilir ancak derbi maçının oynanacağı hafta Galatasaray’ı Antalya’da çok formda ve güzel futbol oynayan bir takımın beklediğini de göz ardı etmemek gerekir.

Hiç yorum yok: