
05.11.06
Fenerbahçe’de işler iyi gitmeye başladı. Geçen hafta alınan galibiyetten sonra bu haftaki üç puan işlerin biraz daha rayına oturmasını sağladı. Ziko’nun sistem değişikliği neticesinde oluşan yeni takım, girenin çıkanı aratmayacağı bir kadro olma yolunda ilerliyor. Bu üç puan ve rakiplerinin puan kaybetmesi, Fenerbahçe cephesini tümüyle sevince boğdu. Fenerbahçe Gaziantep spor’u farklı geçerken büyük ölçüde olumlu görünen tablo da bazı eksikliklerin olduğu da gözden kaçmıyor.
Fenerbahçe’nin şu andaki artıları: iyi mücadele etmesi, takım içindeki uyumun (teknik direktör-futbolcu uyumu da buna dâhil) pozitif olması, kadronun her geçen hafta biraz daha üzerine koyması ve tabi ki Ziko’nun gün geçtikçe takımın yapısına uygun sistemi daha iyi kavramasıdır. Dikkat edilirse Fenerbahçe, özellikle önde olduğu anlarda, hiç bir zaman mücadeleyi elden bırakmıyor. Orta alanda Alex ve önde Daivid de dâhil olmak üzere tüm futbolcular kendi alanlarında rakiplerini rahat bırakmamak için gayret sarf ediyorlar. Bu istek ve hırs da dakikalar ilerledikçe meyvesini veriyor ve takım gol yollarındaki usta silahları ile pozisyon yaratmakta zorlanmıyor. Savunmaya Önder’in monte edilmesi ve Edu-Lugano ikilisinin takıma ısınmasının Fenerbahçe’ye katkısı rakiplerin eskisi kadar kolay pozisyon bulamamasıdır. Ancak bugün oyuna sonradan giren Ümit öyle işler yaptı ki Fenerbahçeli taraftarlar, Uğur’un zorunlu değişikliğine neredeyse sevinecek duruma geldiler. Lafı geçmişken Ümit Özat, gerek futbolu gerekse futbol dışı yaşamıyla tam bir profesyonellik abidesidir. Sınırlı tekniğine karşın özveriyle çalışması kendisinin bugün Fenerbahçe’de, hem de kaptan olarak, başarıyla forma giymesini sağlamıştır. Çok yetenekli ancak bir o kadar profesyonellikten uzak futbolcular düşünüldüğünde Ümit Özat gibi istikrarlı futbolcuların önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Fenerbahçe’nin olumlu bir diğer yönü, başta Daivid olmak üzere futbolcuların yavaş yavaş beklenen formlarını yakalamaları oldu. Geçen hafta V.Manisaspor’a attığı üç golden sonra bu hafta da fileleri havalandıran Brezilyalı, hem takıma hem de Türkiye’ye artık uyum sağladığının sinyallerini veriyor. Daivid ile birlikte Tuncay, Tümer, Önder, Appiah, Edu ve Lugano’nun da performansları sezon başı ile kıyaslandığında ortaya müthiş bir tablo çıkıyor. Bu tablonun ressamı Ziko ise başlı başına bir değişim örneği. Takımın yapısına uygun tek forvetli düzene geçildiğinden beri Ziko, oyuncularla iyi iletişimi ile birlikte başarılı bir performans çiziyor.
Alınan farklı yengiye karşın Fenerbahçe’nin eksiklikleri de gözden kaçmıyor. Bu eksikliklerin başında Appiah konusu var. Appiah geçen haftalara oranla formunu yukarıya taşıdı ve üzerindeki ölü toprağını attı ancak sorun Appiah’ın nasıl değil nerede oynadığı. Gaziantepspor maçı da bir kez daha gösterdi ki Appiah bu sene maça savunmaya dönük orta saha başlıyor ve neredeyse forvet arkası oynuyor. Appiah’ın ileri çıktığı dakikalarda Tuncay onun alanına geçiyor ve bu Ziko’nun bir yeniliği olarak göze çarpıyor ancak Tümer, Tuncay, Alex, Semih, Daivid, Kezman ve M.Yozgatlı’ya sahip Fenerbahçe’nin en son gereksinim duyduğu şey Ganalının bir forvet ya da forvet arkası gibi oynamasıdır. Bilakis Fenerbahçe’nin Appiah’dan beklediği, Deniz ya da Aurello’nun yanında sağlam bir şekilde durup rakip akınlarını başlamadan bitirmesidir. Her ne kadar Kadıköy’deki lig maçlarında bu taktik sürdürülebilir olsa da Avrupa ve deplasman maçlarında Ziko’nun bunu yapmaması gerekir.
Ziko’nun ikinci dikkat etmesi gereken konu da maç içindeki sistem değişikliğidir. Kayserispor maçında 2–0 öne geçtikten sonra hala maça başladığı sistemle gol arayan Fenerbahçe, kalesinde golü gördü ve Alex’in golüne kadar tedirginlik yaşadı. Gaziantepspor maçında da 2–1 öne geçtikten sonra bu skoru yoluna gitmeyip aynı hızla devam etmesi, golün Fenerbahçe kadar rakip takım tarafından bulunmasına da yol açabilirdi. Bu durumlarda hem oyunu soğutmak hem de savunmayı güçlendirmek için Aurello ya da benzeri bir futbolcunun oyuna alınması daha doğru olacaktır.
Sonuç olarak rakiplerinin tümünün puan kaybettiği haftada üç puanı alan sarı lacivertliler tam 13 puan birden kazandılar. Önümüzdeki haftalardaki kritik maç serileri göz önüne alındığında bu puan farkının önemi daha da güçleniyor. Ancak bu şekilde pozitif oynayan Fenerbahçe’nin rakiplerinden daha iddialı olduğunu kabul etmek gerekir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder