
26.11.06
Beşiktaş haftayı galibiyetle kapatırken, yaklaşık bir aydır gol atamadığı İnönü’de rakibini üç golle uğurladı. İlk yarıyı yine geide kapatan siyah beyazlılar, ikinci yarının ilk dakikalarında bulduğu gollere üç puanı cebine koydu ve rahat bir nefes aldı.
Nobre’nin tek forvet, Richardinho ve Delgado’nun da bu oyuncunun arkasında oynadığı sistem Beşiktaş için en hayırlısı, nitekim bu şekilde Beşiktaş on beş dakikada iki gol buldu. Ancak Beşiktaş’ın sorunu bu futbolcuların formsuzluğu. Bunun Tigana’dan mı yoksa futbolculardan mı kaynaklandığı tartışılır ama ortada bir gerçek var ki Beşiktaş’ın hala tüm maçları üç ihtimalli.
Hafta içi çok kritik Brugge maçına çıkacak Beşiktaş’da sakat futbolcuların çokluğu Tigana’yı zor durumda bırakıyor. Bugün aldığı farklı galibiyetle İstanbul’a moralli gececek Belçika ekibini, İnönü’de Beşiktaş’ın mutlak suretle yenmesi gerekir. Ancak hemen kabul edelim ki Beşiktaş’ın bu seneki durumu bize bu maç için fazla umut vermiyor. Ayrıca İnönü’deki taraftar baskısı da son yıllarda takıma faydadan çok zarar vermeye başladı. Bu duruma kim nasıl çözüm bulur bilemiyorum ama gerek taraftaraların kendi içlerindeki tartışmalar, gerekse futbolcularla olan münakaşaları Beşiktaş için büyük tehlike. Umarım her şeye rağmen Beşiktaş çarşamba günü kazanır ve akabinde Almanya’dan alacağı bir puanla Avrupa macerasına devam eder.
Nobre’nin tek forvet, Richardinho ve Delgado’nun da bu oyuncunun arkasında oynadığı sistem Beşiktaş için en hayırlısı, nitekim bu şekilde Beşiktaş on beş dakikada iki gol buldu. Ancak Beşiktaş’ın sorunu bu futbolcuların formsuzluğu. Bunun Tigana’dan mı yoksa futbolculardan mı kaynaklandığı tartışılır ama ortada bir gerçek var ki Beşiktaş’ın hala tüm maçları üç ihtimalli.
Hafta içi çok kritik Brugge maçına çıkacak Beşiktaş’da sakat futbolcuların çokluğu Tigana’yı zor durumda bırakıyor. Bugün aldığı farklı galibiyetle İstanbul’a moralli gececek Belçika ekibini, İnönü’de Beşiktaş’ın mutlak suretle yenmesi gerekir. Ancak hemen kabul edelim ki Beşiktaş’ın bu seneki durumu bize bu maç için fazla umut vermiyor. Ayrıca İnönü’deki taraftar baskısı da son yıllarda takıma faydadan çok zarar vermeye başladı. Bu duruma kim nasıl çözüm bulur bilemiyorum ama gerek taraftaraların kendi içlerindeki tartışmalar, gerekse futbolcularla olan münakaşaları Beşiktaş için büyük tehlike. Umarım her şeye rağmen Beşiktaş çarşamba günü kazanır ve akabinde Almanya’dan alacağı bir puanla Avrupa macerasına devam eder.
Beşiktaş için bir diğer önemli gelişme de yönetimin Lucescu ile her konuda anlaştığı haberi. Bazı gazeteler bu haberi yalanladı ama eğer doğruysa devre arasında Tiga’nın yerine tekrar rumen teknik adam Beşiktaş’ın başına geçecek. Bu durumun tek bir açıklaması var; yazık! Hem Tigana’ya (ki artık teknik direktörlük yapmayacağı söyleniyor), hem ona verilecek milyonlarca dolarlık tazminata hem de onun isteğiyle alınan futbolcular ve onlara ödenen paralara yazık. Kaldı ki Lucescu’nun ikinci yarı gelip de sihirli değnekle mevcut futbolculara dokunup takımı şampiyon yapacağına asla inanmıyorum. Ha eğer bu sene önemli değil önümüzdeki seneler için Lucescu geliyor deniliyorsa, Tigana da aynı düşüncelerle getirilp kendisiyle 3-4 senelik anlaşma yapılmıştı. Bence Lucescu gelirse ikinci yarı Beşiktaş bir ivme kazanır ve galibiyetler alarak ilk yarıdan daha iyi bir performans çizer ancak ertesi sene yine bekleneni veremez. Beşiktaş yönetimi nasıl böyle işler yapıyor anlamak mümkün değil, nasıl bir hocanın sözleşmesine 5-6 milyon lira tazminat maddesi koyarsın ya da böyle bir hocayı nasıl gönderirsin? Eğer kendisine bu kadar inanıyorsan her koşulda Tigana’nın arkasında duracaksın ya da kimse ile böyle bir sözleşme yapmayacaksın. Aynı durum Galatasaray için de geçerli ama Allah’tan Galatasaray’ın fazla parası yok da kımıldayamıyor. Ülkemizde artık bu israfa bir son vermek gerekiyor. Eskiden Fenerbahçe değirmen gibi futbolcu ve teknik adam öğütürdü şimdi ise Fenerbahçe dışında herkes bu işi yapmaya başladı. Trabzonspor daha en son örnek, bir milyon lira vererek gönderilen Lazaroni’nin yerine gelen Ziya Doğan ligde on dördüncü sırada. Klişe bir söz ama gerçek; sezon ortasında teknik direktör değiştirip başarılı olmuş bir takım yok, Alex Fergusson ilk üç sezonunda şampiyon olamamıştı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder