Pazartesi, Ekim 23, 2006

Eldeki Kumas (Bjk-Rize)

Hafta içinde oynanan Tottenham maçından sonra benim Beşiktaş`tan ne Avrupa`da ne de ligde umudum kaldı. Her ne kadar bugün alınan galibiyetle Beşiktaş puanını on dokuza çıkarsa da ortaya konan futbol ilerisi için hiç umut vermiyor.
Beşiktaş`in en büyük problemi oyuncu kalitesidir. Her ne kadar Galatasaray ve Fenerbahçe de ilk haftalarda çok puan kaybedip sıkıntılı günler yasıyorsa da bu takımların potansiyelleri itibariyle düzelme olasılıkları varken Beşiktaş, elindeki futbolcular göz önüne alındığında en iyi ihtimalle bile bugünkü oyunundan daha ileriye gidecekmiş gibi durmuyor. Mücadeleci ama bol miktardaki genç ve tecrübesiz ya da yetenekleri kısıtlı futbolcunun bulunduğu kadroda, tecrübeli oyuncular da formsuz olunca teknik direktör Tirana çoğu maçtan sonra zor durumda bırakacak gibi görünüyor.
Beşiktaş`in kadrosuna bakacak olursak; her sedyen önce kalede çok kotu değil ama hiç bir zaman da güven vermeyen Runje var. Savunmada İbrahim Toraman ve Gökhan, milli takim tecrübeleriyle ama milli takim formundan uzak, oyunlarıyla sağlam durmaya çalışırlarken Baki’nin dengesiz oyunu bazen takimi çok zor durumda bırakabiliyor. Orta alanda görev yapan Mehmet, Serdar, Burak, Fahri gibi oyuncular çok genç ve tecrübesiz olmaları nedeniyle Tigana’nin istediği takim halinde savunma ve hücumu bir arada yapmakta çok zorlanıyorlar. Bu notada ortaya çıkarak tabiri caizse sazı eline alması gereken Delgado, Richardinho ve Kleberson da bir turlu beklenen üst düzey oyununu sahaya yansıtamayınca ortaya kısır doksan dakikalar çıkıyor. Bu arada Kleberson’un hakkini çok da yemeyelim, her ne kadar Manchester’daki formuna Besiktas’ta hiç ulaşamadıysa da savunmadan topu orta alana ve hücuma taşımadaki becerisi oynamadığı maçlarda çok daha fazla ortaya çıkıyor. Hücumda ise her zaman söylediğimiz mücadeleci ama sinirli yetenekli forvetler rakip savunmayı yıpratırken son vuruşlarda yetersiz kalıyorlar. Böyle bir kadro bir Anadolu takımında olsaydı herhalde besincilikten yukarı çıkamazdı ama büyük takim olmanın verdiği isteklendirme, seyirci desteği ve karşı takim üzerinde uyandırılan izlenimler Beşiktaş’ın bugün liderden sadece dört puan geride olmasını sağlıyor. Ancak ilerleyen haftalarda Galatasaray ve Fenerbahçe form grafiklerini yükselttiği takdirde bu oyun anlayışıyla Beşiktaş’ın onları yakalaması çok zor olacaktır.
Hafta içinde oynanan Tottenham maçından sonra benim Beşiktaş`tan ne Avrupa`da ne de ligde umudum kaldı. Her ne kadar bugün alınan galibiyetle Beşiktaş puanını on dokuza çıkarsa da ortaya konan futbol ilerisi için hiç umut vermiyor.
Beşiktaş`in en büyük problemi oyuncu kalitesidir. Her ne kadar Galatasaray ve Fenerbahçe de ilk haftalarda çok puan kaybedip sıkıntılı günler yasıyorsa da bu takımların potansiyelleri itibariyle düzelme olasılıkları varken Beşiktaş, elindeki futbolcular göz önüne alındığında en iyi ihtimalle bile bugünkü oyunundan daha ileriye gidecekmiş gibi durmuyor. Mücadeleci ama bol miktardaki genç ve tecrübesiz ya da yetenekleri kısıtlı futbolcunun bulunduğu kadroda, tecrübeli oyuncular da formsuz olunca teknik direktör Tirana çoğu maçtan sonra zor durumda bırakacak gibi görünüyor.
Beşiktaş`in kadrosuna bakacak olursak; her sedyen önce kalede çok kotu değil ama hiç bir zaman da güven vermeyen Runje var. Savunmada İbrahim Toraman ve Gökhan, milli takim tecrübeleriyle ama milli takim formundan uzak, oyunlarıyla sağlam durmaya çalışırlarken Baki’nin dengesiz oyunu bazen takimi çok zor durumda bırakabiliyor. Orta alanda görev yapan Mehmet, Serdar, Burak, Fahri gibi oyuncular çok genç ve tecrübesiz olmaları nedeniyle Tigana’nin istediği takim halinde savunma ve hücumu bir arada yapmakta çok zorlanıyorlar. Bu notada ortaya çıkarak tabiri caizse sazı eline alması gereken Delgado, Richardinho ve Kleberson da bir turlu beklenen üst düzey oyununu sahaya yansıtamayınca ortaya kısır doksan dakikalar çıkıyor. Bu arada Kleberson’un hakkini çok da yemeyelim, her ne kadar Manchester’daki formuna Besiktas’ta hiç ulaşamadıysa da savunmadan topu orta alana ve hücuma taşımadaki becerisi oynamadığı maçlarda çok daha fazla ortaya çıkıyor. Hücumda ise her zaman söylediğimiz mücadeleci ama sinirli yetenekli forvetler rakip savunmayı yıpratırken son vuruşlarda yetersiz kalıyorlar. Böyle bir kadro bir Anadolu takımında olsaydı herhalde besincilikten yukarı çıkamazdı ama büyük takim olmanın verdiği isteklendirme, seyirci desteği ve karşı takim üzerinde uyandırılan izlenimler Beşiktaş’ın bugün liderden sadece dört puan geride olmasını sağlıyor. Ancak ilerleyen haftalarda Galatasaray ve Fenerbahçe form grafiklerini yükselttiği takdirde bu oyun anlayışıyla Beşiktaş’ın onları yakalaması çok zor olacaktır.

Hiç yorum yok: