Pazar, Ekim 29, 2006

Hakan (çok) Şükür GS-GB


29.10.2006

Sezon başı rehaveti yavaş yavaş büyük takımlarımızı terk ediyor. Dün akşam Galatasaray da bu rehavetten uzaklaşıp lige dört elle sarıldığını Gençlerbirliği maçındaki performansı ile gösterdi ve farklı kazanabileceği maçı tek farklı da olsa kazanarak son haftalardaki çıkışını sürdürmüş oldu.
Maçın ilk dakikalarından itibaren topa sahip olan, rakibinin baskısına aynı şekilde baskıyla cevap veren ve bunların yanında rakip kalede de yeterince gol pozisyonu bulan Cimbom, özellikle İliç'in son vuruşlarındaki başarısızlığı nedeniyle ilk yarı sonunda soyunma odasına golsüz eşitlikle girdi.
İkinci yarıda dakikalar golsüzlükle geçtikçe Mesut Bakkal, skoru korumaya yönelik değişiklikler yaparken İliç'in yerine giren Hakan, topla ilk buluştuğu pozisyonda, en iyi yaptığı şekilde, kafayla topu ağlara bıraktı ve takımını üst üste üçüncü galibiyete taşıdı.
Bu maçta Galatasaray için en önemli gelişme sezon başından beri bir türlü sahada görülmeyen uyumlu ve hatasız oyun sistemiydi. Bundan önce sadece Bodeslav ve Kayserispor maçlarında izlediğimiz, takım halinde ileri geri oyunayan Galatasaray bu oyununu dün de sergileyerek sahadan üç puanla ayrılmayı başardı. Gerçi maçın uzatma dakikalarında Okan'ın vuruşu,Mondragon'un mükemmel refleksiyle önlenmese sarı kırmızılılar bu sezon yaşadıkları son saniye kabuslarına bir yenisini daha ekleyeceklerdi ancaj bu skor dahi Galatasaray'ın üç puanı hak etmesini engellemezdi.
Galatasaray için artık en önemli doksan dakika salı günü oynanacak PSV Eindhoven maçıdır. İstanbul'da alınan, biraz şanssızlık biraz çaresizlik kokan yenilgiden sonra Galatasaray'ın Hollanda da gurur mücadelesi vereceğini düşünüyorum. Zira Şampiyonlar Ligi'nde camia için tam bir hayalkırıklığı yaratan teknik heyet ve futbolcular bundan sonraki maçları tamamlayacakları en iy sonuçlarla tamamlamak için mücadele edceklerdir. Bu nedenle salı günkü maç beraberlik kokuyor.

Hiç yorum yok: