Pazartesi, Ekim 09, 2006



Milli takım hala beklenen düzeyde değil. Kendimizi kıyasladığımız güçlü Fransa, İtalya, Almanya, İngiltere gibi ülkerin seviyesine ulaşmamız için daha çok zamana ve çalışmaya ihtiyacımız var. Mütevazı rakipler karşısında dahi kendine güvenli, tempolu ve üstün futbol oynamakta zorlanıyoruz. Bunun nedeni milli takımımızın son dört senede gerek teknik adam gerekse futbolcular anlamında bir türlü takım oluşturamamasıdır. Kayıp geçen iki-üç senenin ardından Fatih Terim’in başa geçmesiyle oluşturulan toplama takım, olaylı İsviçre maçlarından sonra Almanya’ya gidemeyince yeni oluşturulan Sabrili, Gökhanlı, Ardalı, Canlı, Servetli, İbrahimli ama Alpaysız, Tugaysız, Hasansız, Bülentsiz, İlhansız haliyle daha genç ve enerjik ama bir o kadar da tecrübesiz hale geldi. Böyle bir milli takımın başında olması gereken kişi hiç şüphesiz Fatih Terim. Taktik birikimi kadar, futbolcularıyla özellikle de gençlerle olan dialogları çok başarılı, motive edici ve pozitif olan Terim’in bu hamurdan iyi bir pasta yapması gerekir.
Yeni milli takımımızın içinde bulunduğu grup muhtemelen olasılıklar içindeki en rahatı. Grup liderliği mücadelesi verdiğimiz Yunanistan, Norveç ve biraz da Bosna-Hersek dahil gruptaki hiç bir takım son dünya kupası finallerine katılamadı. Fizik mücadeleye dayalı kuzey futbolunu, Solksjaer, Carew gibi teknik oyuncularla zenginleştiren Norveç ile her maçta haddini bilerek oynayan son Avrupa Şampiyonu Yunanistan’ın bu özellikleri bizi fazla korkutmamalı, zira iki takımınla da karşılaştırdığımızda milli takımımızın gerek futbolcu kalitesi gerekse teknik olarak onlardan fazlası olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Macaristan karşısında verilen tek gollü ama üç puanlı mücadele sonrasında milli takımımızda morallerin yükseldiği, kendine güvenin arttığı ve bunun çarşamba gününe de yansıyacağı kesin. Grubumuzdaki diğer maçta kendi sahasında Norveç’i mağlup eden Yunanistan’ın da bizim gibi altı puana ulaştı ancak çarşamba Bosna deplasmanından da galip dönme olasılıları bana göre çok düşük. Bu durumda Moldova’dan alacağımız üç puanla liderlik koltuğuna oturabilir ve kalan maçlar için avantaj yakalayabiliriz.
Bugünkü maçta öne çıkan en önemli gelişme, savunmamızın rakibe neredeyse hiç pozisyon vermemesi oldu. Rüştü’nün parmaklarının ucuyla çıkardığı serbest vuruşun dışında Macar futbolcular kalemizde en ufak bir tehlike yaratamadılar. Şüphesiz bu durumun oluşmasında Servet, Gökhanve Hamit’ın etkili oyunlarının yanında Mehmet ve Gökdeniz’ın rakibin ataklarına yaptıkları ilk müdahalelerdeki başarılarının da büyük payı vardı. Orta alanda da kabul edilebilir bir mücadelemiz mevcuttu ama hücum çeşitlemelerimizin yetersizliği maçın ilk dakikasından itibaren göze çarptı. Sağda Sabri, solda Arda ceza alanında Hakan ve Tuncay’ı topla buluşturmakta zorlanırlarken, Yıldıray’daki formsuzluğun bir türlü geçmediğini gördük. Buna İbrahim ve Hamit’in çakılı oynamaları da eklenince hücum etkinliklerimiz duran topların dışında ara paslarla defansın arkasına atılan toplarla sınırlandı. Maçtaki tek golü atarak sahanın yıldızı olan Tuncay’ın dışında rakip ceza alanını etkili kullanan ve defransı zorlayan bir isim göremedik. Fenerbahçe’de de sene başında forvette görev alan Tuncay, burada daha başarılı olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Diğer taraftan bundan tam on iki sene önce yine bu sahada iki gol atarak milli takımımızın makus talihini değiştiren Hakan’ın bugün de sahada olması kendisi açısından büyük başarı ama ona bir alternatif çıkaramayan futbolumuz içinde bir o kadar düşündürücü. Ancak bu performansı devam ederse ileriki maçlarda Ümit’in, Necati’nin hatta Ersen’in de Hakan’ın yerine oynatılabileceğini düşünüyorum.
Neticede, tarihimizde ilk defa, Budapeşte’de aldığımız galibiyetin milli takıma katkısı üç puandan çok daha fazla olacaktır. Hafta içindeki Moldova maçına da aynı ciddiyet ve disiplinle çıktığımız takdirde çarşamba günü puan farkıyla lider olacağımızı düşünüyorum. Bu durumdan sonra, her ne kadar cezalarımız da olsa, içinde bulunduğumuz grubun kıymetini bilerek buradan Avusturya’ya gitmemiz işten bile değil.

Hiç yorum yok: