30.10.06Merakla beklenen maçın galibi Fenerbahçe oldu. On maç sonunda lider bulunan rakibini, deplasmanda yenmeyi başaran sarı lacivertliler böylelikle sadece geçen senenin rövanşını almakla kalmayıp, liderlik koltuğunu da tekrar ele geçirmiş oldu.
Dünkü maça Ziko sürpriz sayılabilecek bir on birle başladı. Kezman ve Mehmet Yozgatlı’nın sakatlıklarının yanında Mehmet Aurello ve Rüştü de yedek kulübesinde görüldü. Bunların yerine Volkan, Deniz, Tümer ve Deivid ilk on birde sahaya çıkmış, Tuncay Mehmet Yozgatlı’nın yerinde, Tümer ise sol kanatta maça başlamıştı. Karşılıklı gollerden sonra Deivid ile farkı ikiye çıkaran Fenerbahçe son dakikalarda Burak’ın golüne engel olamadı ancak maçı 3-2 kazanmayı başardı.
Fenerbahçe’yi Manisa’da üç puana götüren etkenler; Ersun Yanal’ın hücuma dayalı oyunu, Fenerbahçe’nin takım olarak iyi mücadele etmesi ve tabi ki geldiğinden beri eleştirilen Deivid’in iyi gününde olmasıydı.
Vestel Manisaspor bu maçtan sonra bilinçsizce atak futbol oynadığı için çok eleştirilebilir ancak unutmamak gerekir ki Ersun Yanal, sezon başından beri bu takıma bu şekilde futbol oynatıyor ve liderliği de bu şekilde elde etmişti. Kaldı ki geçen sene Fenerbahçe’yi 5-3 yenerek büyük sükse yapan Vestel Manisaspor dünkü oyun anlayışından hiç de farklı bir yapıda değildi. Bu nedenle Toplu hale hücum ve savunma yaparak başarılı olan Manisaspor’un iddiasını kaybetmemesi için bu şekilde devam etmesi gerekir.
Fenerbahçe’ye bakacak olursak, Fenerbahçe için en faydalı gelişme Ziko’nun sezon başındaki oyun anlayışından vazgeçerek takıma daha uygun olan kısaca 4-5-1 şeklindeki oyun planına geçmesi oldu. Bu şekilde çıkılan tüm maçlarda başarılı olan sarı lacivertlilerde kadro derinliği oluşturmak Ziko’nun en büyük amaçlarından biri. Zamanla daha iyi olacağına inandığım Fenerbahçe’de her şeye karşın bazı sorunlar da tüm ciddiyetiyle ortada duruyor. Örneğin yenilen goldeki zincirlem savunma hataları kabul edilir cinsten değil. Bunun yanı sıra her yan topta savunma alarm veriyor. Bir de Ziko’nın maçın gidişine göre müdahaleler yapmakta zorlandığını görüyoruz. Örneğin maç 3-1 olmuşken artık gol aramaktan ziyade Aurello ya da Olcan ile topa daha çok hakim olmaya çalışması muhtemelen yenilen ikinci golü engelleyecekti.
Deivid De Sousa ise attığı üç golle bugüne kadarki tüm olumsuzlukları ortadan kaldırarak bembeyaz bir sayfa açtı Türkiye kariyerinde. Bu oyuncuyu yakından incelersek yaklaşık iki maçta bir gol atan, bileklerine çok hakim, teknik ve futbolu bilen bir futbolcu olduğu ortaya çıkıyor. Ancak fiziki mücadele bakımından da bir o kadar etkisiz. Daha çok arapası atmayı, ikinci golde olduğu gibi teknik vuruşlar yapmayı beceren Brezilyalı’nın Avrupa’da henüz ses getirememiş olması sert savunmalar karşısındaki çaresizliğinden kaynaklanıyor. Ancak Deivid, dün akşamki gibi yumuşak defanslar karşısında ne denli etkili olduğunu herkese göstermiş oldu. Bundan sonraki maçlarda da Ziko’nun özellikle Kadıköy’de Brezilyalı’dan faydalanacağını düşünüyorum.
Sonuç olarak zorlu Manisaspor deplasmanından üç puan çıkararak haftayı mutlu kapatan ve moralleri yükselten Fenerbahçe’de hala düzeltilmesi gereken yönler olmakla birlikte gidişat ilerisi için umut veriyor. Futbolcular ve Ziko arasındaki uyum bozulmadığı ve futbolcuların özgüveni ortadan kalkmadığı sürece Fenerbahçe iddiasını her alanda sürdürecektir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder