
03.10.2006
UEFA kupası’nda merakla beklenen gruplar belli oldu. Fenerbahçe’nin de içinde bulunduğu H Grubu kupanın en zorlu grubu oldu. Fenerbahçe’nin eşleştiği Newcastle, Celta Vigo, Palermo ve Frankfurt Avrupa’da ismini başarılarıyla duyurmuş ya da liglerinde çok iyi durumda olan ekipler. Fenerbahçe’nin bugünkü durumuyla bu grupta üçüncü bile olması başarı olur. Gerek teknik direktör meselesi, gerek kadronun yeni kurulmuş olması gerekse yüzüncü yıl baskısı Fenerbahçe için en az rakipleri kadar zorlu etkenler. Ancak her şeye karşın, Fenerbahçe’nin elindeki futbolcular göz önüne alındığında bu gruptan çıkma olasılığının da olduğunu belirtmek gerekir. Bunu yapabilmek için öncelikle futbolcuların kafa olarak maçlara çok motive bir şekilde hazırlanması ve artık turnuva maçlarının gerektirdiği gibi oynaması gerekir. Mesela ilk maçın deplasmanda olması bu açıdan bir avantaj olarak görülebilir, zira buradan alınacak tek puan dahi başarı sayılacağından, İngiltere’de oynanacak kontrollü ve akılcı bir oyun sonucu maçlara puanla başlanması ve akabinde İstanbul’da Palermo karşısında alınacak yine en azından bir puan sonraki maçlarda alınacak galibiyet ya da galibiyetlerle turun kapısını tamamen açar.
Rakiplerimizi tek tek inceleyecek olursak; Newcastle, her ne kadar ligde yedi maçta aldığı dört yenilgi ve bir beraberlikle sezona iyi başlayamamış olsa da İngiliz temsilcisi özellikle kendi evinde her maçta mutlak favori olacaktır. Owenlı, Emreli, Rossili ve Dufflı kadroda tam on bir yabancı futbolcu bulunuyor.
Palermo, İtalya’da bu sezonun flaş ekiplerinden biri. Ligde ilk beş haftada sadece Empoli’ye yenilen mavi-siyahlılar diğer dört maçından galibiyetle ayrıldı. Sadece iki yabancısı olmasına karşın çok iyi bir uyum ve başarı yakalayan İtalyan ekibinin grubu lider tamamlaması kimseyi şaşırtmamalı.
Almanya’nın UEFA Kupası sahibi takımlarından olan Frankfurt bu sezon aldığı beraberliklerle dikkat çekiyor. Geride kalan altı haftada sadece bir galibiyet alıp kalan maçlarını beraberlikle tamamlayan kırmızı-siyahlılar topladıkları sekiz puanla dokuzuncu sırada bulunuyor.
Celta Vigo, İspanya’nın mütevazı ekiplerinden biri. Her ne kadar başarılı bir futbol ekolünden geliyor olsalar da ilk beş haftada sadece bir galibiyet ve bir beraberlik almayı başardılar. Kadrosunda beşi Brezilyalı tam on iki yabancı bulunduran mavi beyazlı takımın bu gruptan çıkması çok büyük sürpriz olur. Celta Vigo’nun futbol dışında enteresan bir özelliği de bölgesinin biz Türkleri hor gören bir bölge ve orada yaşayanların da Türk sözcüğünü bir aşağılama ifadesi olarak kullanmalarıdır. Bu bölgenin bir diğer takımı olan Deportivo ile ezeli rekabetlerinde Deportivolılar’a hakaret anlamında “Türk” diye hitap etmeleri ve buna karşılık Deportivolular’ın bu hitabı hakaret yerine onur saymaları dolayısıyla, Deportivo’nun evindeki her maçta tribünlerde en az bir tane Türk bayrağı asılı duruyor.
Sonuç olarak her ne kadar ölüm grubu olsa da, artık kendisine Şampiyonlar Ligi hedefleri koyan Fenerbahçe’nin bu gruptan çıkması gerekir. Gruptaki rakipler, Almanya, İtalya, İspanya ve İngiltere gibi futbol ülkelerinin temsilcileri ama en azından en büyükleri değil. Fenerbahçe’nin gruptan çıkabilmek için öncelikle ayın on sekizine kadar kendi içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulması gerekir. Ziko ile bu aşamada yolları ayırmak kimseye bir şey kazandırmaz. Futbolcu transferi de yapılamayacağına göre artık herkesin hedefe kilitlenip “bu gruptan nasıl çıkarız”ı düşünmesi gerekir. Bu şekilde işini ciddiye alan Fenerbahçe’ye sonsuz başarılar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder